Otomotiv Sektörümüz Kovid-19’u Fırsata Çevirebilir

Deloitte Tüketim Endüstrisi ve Otomotiv Sektör Lideri Özkan Yıldırım, “Türkiye, bu krizi otomotiv sanayisinde fırsata çevirmek zorundadır. Türkiye’de otomotiv sanayisi güçlü sermaye yapısı, yabancı ortaklıklar, güçlü yan sanayinin varlığı, nitelikli iş gücü, coğrafi konum, esnek üretim yapabilme yeteneği, kalite sisteminin sağlanmış olması gibi rekabet açısından çok önemli avantajlara sahip.” dedi.

Yıldırım, Koronavirüs salgınının sektöre ve dünya ekonomisine etkilerine ilişkin ise şunları kaydetti:

“Bütün dünyada on yıl üst üste büyüyen sektör uzun bir aradan sonra 2019 yılında küçülme kaydetmişti. 2020 yılının ilk çeyreğinde karşılaştığımız Kovid-19 salgını nedeniyle oluşan küresel kriz, hepimiz için bilinmeyen sular anlamına geliyor. Küresel anlamda en derin etkilenen sektörlerden biri de otomotiv oldu. Aslında bu krizin yarattığı etkiyi iki açıdan değerlendirmek doğru olur. Arz açısından ele aldığımızda çalışanların işe gidemeyişi, üretim çarklarının durması ve tedarik zincirinin tamamen akamete uğraması üretime ara verilmesine neden oldu. Dünya genelinde şirketler ancak mayıs başından itibaren üretime geri dönmeye başladılar ki kapasitenin ne kadarının kullanılabileceği hala meçhul.

Özkan Yıldırım

Öte yandan talep tarafına baktığımızda tüketicilerin sokaklardan çekilmesi satışlarda yüzde 90-95 bandında daralmaya sebep oldu. Devletler yavaş yavaş önlemleri gevşetmeye başlamış olsa da yılın geri kalanında talebin ne olacağını tahmin etmek zor. Tüketicinin nasıl bir yaklaşım göstereceğini bir iki ay içinde göreceğiz. Ben hala sonuçlarının ne kadar yıkıcı olacağını tahmin etmek için çok erken olduğuna inanıyorum.”

Bazı şehirlerin sokaklarında otonom-sürücüsüz (VZX, V2V ve V2I) araç denemeleriyle hayata geçmiş durumdaydı. Kovid-19 salgınının otomotiv şirketlerinin planları ve beklentileri üzerinde elbette ciddi etkiler yarattığını ve önceliklerinin değiştiğini söyleyebiliriz. Otonom araçlara olan yatırımların veya paylaşımlı araç modellerinin gelişiminin ileri bir tarihe ötelendiği kesin gibi. Öte yandan bağlantılı araçlar ve uzaktan hizmetlerin gelişimini sağlayacak dijital sistemlere olan ihtiyaç belirginleşti. Bu alan birçok teknoloji ve telekom şirketi için çeşitli fırsatlar yaratacaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir